Ana Sayfa Gündem 22 Eylül 2022

SAĞLIK EMEKÇİLERİ: “ÜNİVERSİTE HASTANELERİNDE ÇALIŞAN EMEKÇİLER ŞİMDİ DE YÖNETMELİKLER KAPSAMINA MAĞDUR EDİLMEKTEDİR”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi, “YÖK Ek Ödeme Yönetmeliği’nde emekçilerin taleplerini barındıran köklü bir değişiklik beklentisini bir kez daha karşılanmamıştır. Üniversitelerin yaşadığı ekonomik sorunlar nedeniyle hak edişleri olan ücretlerini gecikmeli alan üniversite hastanelerinde çalışan emekçiler şimdi de yönetmelikler kapsamına mağdur edilmektedir” açıklamasını yaptı.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi, bugün Ankara Üniversitesi Cebeci Hastanesi Başhekimliği önünde, üniversite hastanelerinde çalışanlara döner sermayeden ek ödeme verilmesine ilişkin yönetmelikle ilgili açıklama yaptı. “YÖK tarafından çıkarılan Ek Ödeme Yönetmeliği’ni kabul etmiyoruz” pankartı açan sendika üyeleri, “Teşvik değil tek ödeme istiyoruz”, “Sağlık işi ekip işidir”, “Emek bizim söz bizim”, “Devlet güdümlü sendikaya hayır”, “Herkese eşit parasız sağlık” sloganları attı.

Açıklamayı okuyan SES Ankara Şube Ankara Üniversitesi İşyeri Temsilcisi Emine Uysal Gümüş, şunları söyledi:

“ÜNİVERSİTE HASTANELERİNE UYGULANAN YANLIŞ POLİTİKALAR NEDENİYLE BUGÜN HALKIMIZ RANDEVU ALAMAMAKTA VE TEDAVİLERİNİ SÜRDÜREMEMEKTEDİR”

“İktidar son 20 yıllık dönemde sağlık emekçilerine yönelik uyguladığı ücret rejiminden vazgeçmeyeceğini geçen haftaki performans (teşvik) düzenlemesi ile bir kez daha göstermiş durumda. Hükümet sağlık emekçilerinin taleplerini görmeyip bütünlüklü ve sorunlarımızı çözecek adım atmak yerine algı oluşturmaya çalışmaktadır. Hükümetin son 20 yıllık bir başka icraatı ise üniversite hastanelerine çökertmeye yönelik olmuştur. İktidarının ilk döneminde üniversite hastanelerini ekonomik politikaları ile dize getirmeye çalışan iktidar, üniversite hastanelerini ele geçirdikten sonra liyakatsiz atamalar ve plansızlık nedeniyle üniversite hastanelerini çökme noktasına getirmiştir.

Üniversite hastanelerine yönelik yıllarca uygulanan yanlış politikalar nedeniyle bugün üniversite hastanelerinde halkımız randevu alamamakta ve tedavilerini sürdürememektedir. Bu politikalar karşısında en ciddi zararı halkımız ve üniversite hastanelerinde hizmet sunan sağlık emekçileri olarak bizler görmüş durumdayız.

“EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET POLİTİKASINA ZARAR VERMİŞTİR”

Üniversite hastanelerin acil ve çözülmesi gereken sorunlar ortadayken, geçen haftaki yönetmelik sorunlarımızı çözmemiş ve sorunlarımıza yenisi eklenmiştir. Önce Bakanlık daha sonra da YÖK’ün kamuoyuna yapmış olduğu açıklamalarla ise sağlık emekçileri halkın önüne çok ücret alıyorlar algısı yaratılmıştır. Düzenleme biz üniversite hastanelerinde çalışan emekçilerinin Sağlık Bakanlığı hastanelerinde çalışan sağlık emekçilerine göre daha düşük ücretlerle çalışmaya mahkûm etmiş, eşit işe eşit ücret politikasına zarar vermiştir. Düzenlemenin bir başka sorun noktası ise kurumlarımızda iş barışını koruyan ilkelerden biri olan maaş açıklığına da zarar vermiştir.

Düzenleme ile;

-Bir kez daha 4 /D’li sağlık işçisi arkadaşlarımız sağlık emekçisi olarak görülmemiş, düzenleme dışında tutulmuştur,

-Üniversitede görevli sağlık emekçileri Sağlık Bakanlığı hastanesinde çalışan sağlık emekçilerinden daha düşük gelire mahkum edilmiştir,

-Düzenleme ile farklı üniversitelerde farklı düzeyde ücret belirlenmesini neden olurken, aynı üniversitenin farklı birimlerinde farklı ödemeler gerçekleşmesine neden olmuştur,

-Düzenleme ile rektörlük, dağıtılacak tutardan hangi servise ve unvana ne kadar ücret verileceği konusunda tek belirleyici kılınmıştır,

-Ücret düzeyinin belirlenmesinde rektörlüğün tek belirleyici olması ve döner sermaye ödemeleri konusunda şeffaflıktan uzak yaklaşımlar ödemelerin kontrolünü zorlaştırmaktadır,

-Servisten servise, kişiden kişiye değişen ödemelerin nedenleri konusunda sağlık emekçileri bilgilendirilmemekte, sağlık emekçileri sorularına cevap bulamamaktadır,

-Teşvik kapsamındaki ödemeler ile sağlık emekçileri çalıştıkları ay içinde alacakları ücret düzeyinin belirsizliği ile hayatlarını idare etmek zorunda bırakılmaktadır,

-Düzenlemedeki taban ödeme ile bir artış ifade edilse de özellikle, özellikli servislerde çalışan arkadaşların mevcut döner sermayesinden mahsup edilmesi özellikli serviste çalışan arkadaşlarımızın gelirlerinde bir artışa neden olmamıştır,

-Üniversite hastaneleri özellikli servislerde çalışan sağlık emekçilerinin tek kalemde aldığı ek ödemeler iki parçaya bölünerek taban ödeme ve teşvik ödemesi şeklinde hesaplarına yatırılmıştır, gelirlerinde ciddi bir artış sağlamamıştır

-Daha önceden ek ödeme almayan arkadaşlarımız ise verilen taban ücretleri gelirlerinde artışa neden olmamış artan vergi dilimi nedeniyle ödemeler vergi kesintisine gitmiştir,

-Ünvanlar arasında tavan ödeme katsayısı arasında kabul edilemez fark bulunmaktadır

-Teknik hizmetler, idari hizmetler ve yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan arkadaşlarımızın ödemesi bir anlam ifade edecek tutarlardan uzak kalmıştır.

“İKTİDARLA EL ELE SAĞLIK EMEKÇİLERİN EMEĞİNİ GASP EDEN SARI SENDİKALAR İSE TİS MASASINDA BU SUÇA ORTAK OLMUŞLARDIR”

İktidarla el ele sağlık emekçilerin emeğini gasp eden sarı sendikalar ise TİS masasında bu suça ortak olmuşlardır. Son üç TİS dönemidir üniversite hastanelerine yönelik ek ödeme yönetmeliğinin revize edilmesi gerektiğini ve TİS dönemi içinde çıkarılacağı maddesini koyan sarı sendikalar maalesef TİS sonrası süreci takip etmeyerek yönetmeliğin çıkmamasında en büyük paya sahip olmuştur. Hükümet ve sarı sendikalar 3 TİS dönemidir toplam 6 yıldır üniversite hastanelerini aynı senaryo ile mağdur etmiştir. Köklü revizyon yerine YÖK tarafından 7 maddeden oluşan esasını ise bir maddede ifade eden bir değişiklik yapılmıştır.

“ÜNİVERSİTE HASTANELERİNDE ÇALIŞAN EMEKÇİLER ŞİMDİ DE YÖNETMELİKLER KAPSAMINA MAĞDUR EDİLMEKTEDİR”

YÖK Ek Ödeme Yönetmeliği’nde emekçilerin taleplerini barındıran köklü bir değişiklik beklentisini bir kez daha karşılanmamıştır. Pandemi ödemelerinde yok sayılan, tayin hakları verilmeyen, üniversitelerin yaşadığı ekonomik sorunlar nedeniyle hak edişleri olan ücretlerini gecikmeli alan üniversite hastanelerinde çalışan emekçiler şimdi de yönetmelikler kapsamına mağdur edilmektedir.

Devlette şirket, kamu emekçilerine özel sektör ücret politikalarını dayatan hükümet, kamu sağlık hizmetlerine zarar vermektedir. Üniversite hastanelerinin sorunları çözülmediği takdirde, kamuda yoksulluk sınırı üzerinde maaş uygulaması ve maaş denkliği sağlanmadığı takdirde, üniversite hastanelerinde çalışan sağlık emekçileri olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da buraların şirket değil kamu hizmeti üreten kamu kurumları olduğunu bir kez daha ifade etmek için alanlarda olacağız.”