Ana Sayfa Gündem 1 Kasım 2021

CHP, BAZI DERNEK VE VAKIFLARA AKTARILAN KAYNAKLARIN VE KADROLAŞMA İDDİALARININ ARAŞTIRILMASINI İSTEDİ

CHP; TÜGVA ve TÜRGEV gibi vakıf ve derneklere son 10 yılda aktarılan kaynakların ortaya çıkarılması, bu vakıf ve derneklerin devlette kadrolaştığına yönelik iddiaların açıklığa kavuşturulması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını önerdi. Önergeyi hazırlayan CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, “Aktarılan mali kaynakların boyutunun, bazı bakanlıkların bütçesini geçtiğine kuşku yoktur” değerlendirmesini yaptı.

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre bazı vakıf ve derneklere aktarılan kamu kaynakları ve bu vakıf ve derneklerin devlette kadrolaştığına yönelik iddiaların TBMM’de araştırılması amacıyla araştırma önergesi hazırladı.

Emre, “AKP’li dernek ve vakıflara aktarılan kaynağın sadece İstanbul’da, büyükşehir belediyesinin AKP iktidarınca yönetildiği 2014-2018 tarihlerini kapsayan dönemde yarım milyarı bulduğu kaydedilmektedir. Bu dernek ve vakıfların birçoğunun Türkiye genelinde örgütlü olduğu göz önüne alındığında diğer illerde sağlanan imkânlarla birlikte aktarılan mali kaynakların boyutunun, bazı bakanlıkların bütçesini geçtiğine kuşku yoktur” değerlendirmesini yaptı.

Emre, önergesinde şu açıklamaları yaptı:

“VAKIF SAYISI 64 BİN 810’DUR”

“Kamu otoritesinin dışındaki sivil örgütlenme biçimlerinden olan dernek ve vakıflar, günümüzde hem niceliksel hem de faaliyet alanlarının yaygınlığı açısından etkin noktalara ulaşmıştır.

İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, 31 Ekim 2021 tarihi itibariyle Türkiye genelinde faal dernek sayısı 121 bin 915 iken, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yıllık faaliyet raporunda yer alan bilgilerdeki vakıf sayısı ise 59 bin adet mazbut, 255 mülhak, 5.388 yeni ve 167 cemaat olmak üzere 64 bin 810’dur.

Yüz yıllardır süre gelen vakıf geleneği ile geçen yüzyılla birlikte dayanışma ve örgütlenme yollarından biri olan dernekler; eğitimden sağlığa, çevre sorunlarından tarıma ve ekonominin diğer alanlarına kadar istisnasız her alanda çalışmalar yürütmektedir.

“SINIRSIZ İMKANLAR SAĞLANMIŞTIR”

Son olarak yöneticileri içinde AKP iktidarının temsilcileriyle akrabalık ya da siyasi bağı bulunan Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA), Türkiye Gençlik ve Eğitim Hizmet Vakfı (TÜRGEV), ENSAR Vakfı, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), ÖNDER İmam Hatipliler Derneği, İlim Yayma Cemiyeti ile Türkiye Teknoloji Tanıtım (T3) Vakfı’na ilişkin gündeme gelen, ‘Kamu kaynaklarının aktarıldığı’ tartışması, söz konusu kanaati güçlendirmiştir.

Süregelen iddialara paralel, geçen ay kamuoyuna belgelerle yansıyan bilgilere göre; Yüksek İstişare Kurulu üyeleri arasında AKP Genel Başkanı ve aynı zamanda Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Necmettin Bilal Erdoğan’ın yer aldığı TÜGVA ile yönetim kurulu başkanlığını, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un eşi Fatmanur Altun’un yaptığı, yönetim kurulu üyeleri arasında Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak’ın bulunduğu TÜRGEV’e, çeşitli kamu kuruluşlarından sınırsız imkânlar sağlanmıştır.

“2014-1018 TARİHLERİNDE İSTANBUL’DA SAĞLANAN İMKANLAR YARIM MİLYARI BULDU”

Yukarıda ifade ettiğimiz diğer dernek ve vakıfları da kapsayan bu imkanların sadece İstanbul’da, Büyükşehir Belediyesi’nin AKP iktidarınca yönetildiği 2014-2018 tarihlerini kapsayan dönemde yarım milyarı bulduğu kaydedilmektedir. Söz konusu vakıf ve derneklere, İstanbul’un çeşitli yerlerinde arazi ve bina tahsisinin yanı sıra çeşitli bina tadilatlarının yapılması ya da kira bedellerinin ödenmesi yoluyla kullanımlarına verilmesi de gerçekleşmiştir. Bu dernek ve vakıfların birçoğunun Türkiye genelinde örgütlü olduğu göz önüne alındığında diğer illerde sağlanan imkânlarla birlikte aktarılan mali kaynakların boyutunun, bazı bakanlıkların bütçesini geçtiğine kuşku yoktur.

“BAZI DERNEK VE VAKIFLARIN DEVLETTE KADROLAŞTIĞI İDDİALARI AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMALIDIR”

TÜGVA ile TÜRGEV başta olmak üzere AKP güdümündeki vakıf ve derneklere ilişkin basına yansıyan son belgelerde, yüksek miktarda mali kaynak aktarımının yanı sıra tıpkı Fetullah Gülen Cemaati’nde olduğu gibi devlete ‘sızma’ faaliyetlerinin yürütüldüğü de ortaya çıkmıştır. Bu yapılarla ilişkili olan birçok kişinin ordu, emniyet, adliye ve çeşitli kamu kurumlarına referansla girişler yaptığı kaydedilmektedir.

Yukarıda ifade ettiğimiz AKP güdümündekiler başta olmak üzere Türkiye genelindeki tüm vakıf ve derneklere son 10 yılda aktarılan mali ve ayni kaynakların ortaya çıkartılması; bu kaynakların hangi amaçlar doğrultusunda harcandığının belirlenmesi; bazı dernek ve vakıfların devlette kadrolaştığı iddialarının açıklığa kavuşturulması ve ihtiyaç duyulan tedbirlerin Yüce Meclis’imizce tespiti amacıyla bir Meclis Araştırması açılması yerinde olacaktır.”