Ana Sayfa Yurt 27 Ekim 2021

SİİRT’İN ERUH İLÇESİNDEKİ İKİNCİ HES PROJESİNE TEPKİ: BURASI DA GİDERSE GİDECEK YERİMİZ KALMAYACAK

YUSUF EREN

Siirt’in Eruh ilçesine bağlı Zorava Çayı üzerine yapılmak istenen ikinci HES projesine karşı çıkan köylüler, bu yüzden yaşam alanlarının yok olacağını ve köyü boşaltmak zorunda kalacaklarını belirtti. Zorava’ya Dokunma Platformu Sözcüsü Mustafa Kurt, yetkililere “Burası da giderse eğer gidecek hiçbir yerimiz kalmayacak. Başka şehirlere gitmek zorunda kalacaksınız. Onun için bizlere destek verin” diye seslendi.

Yapılacak olan ikinci HES projesini doğa katliamı olarak değerlendiren Zorava’ya Dokunma Platformu Sözcüsü Mustafa Kurt, şunları söyledi:

“GÖZLERİNİ İKİNCİ BİR DOĞA KATLİAMINA ÇEVİRDİLER: Karşıda gördüğünüz baraj 2014 yılında yapıldı. Yapıldığı dönemde burada halk yoktu. Bunlar fırsat bilerek gelip buraya alelacele bir baraj yaptılar. Ve ÇED raporuna göre her yerin ağaçlandırılması ve eksikliklerin giderilmesi. HES barajı yapıldığında herkes şehir merkezinde yaşıyordu, burada kimse yoktu. Bunlar bunu fırsat bildiler. Köye dönüş projelerinden sonra halk köylerine gelmeye başladı. Tarlalarını, bağ bahçelerini ekip biçmeye başladılar. 2018-2019 yılında halk buraya geldi. Yıllarca şehirlerde çalıştıkları, biriktirdikleri emeklerinin tümünü gelip arazilerine gömdüler. Burayı değerlendirdiler. Şu barajın yaptığı tahribatı doğa katliamını görüyorsunuz. Buraya ağaçlandırma yapılacaktı. Her hangi bir ağaçlandırma da yapılmadı. Burayı bu şekilde darma dağan ettiler. Doğayı katledip, yok ettiler. Suyumuzu kestiler. Şu an gördüğünüz gibi hiçbir yerde su akmıyor. Bunu fırsat bilen doğa katliamcıları ikinci bir HES yapmaya çalışıyorlar. Gözlerini ikinci bir doğa katliamına çevirdiler.

BU HALKIN GİDECEK HİÇBİR YERİ YOK: Bölgede yaşayan halkın gidebilecek başka bir yeri yok. Buradaki halk yıllarca biriktirdiklerini buraya getirdiler. Büyük hayallerle umutlarla geldiler. Bunun yapılması yıllarca biriktirdikleri emeklerin boşa gitmesi demektir. Bundan sonra yapılacak HES barajı sadece biz köylü halkının değil bütün Siirtlilerin de sorunu olacak. Belki burayı yapan kişiler zengin olabilirler. Gidebilecekleri yerleri olacak. Çoluk çocuklarını güzel yerlerde okutabilecekler fakat bu halkın gidecek hiçbir yeri yok. Çocukların geleceğinin tümünü buraya yatırdılar. Bunu kesinlikle kabul etmeyeceğiz. Yasal olarak ne gerekiyorsa başvuracağız. Hukuki yollara, demokratik yollara başvuracağız. Kesinlikle bu davamızdan vazgeçmeyeceğiz.

HERKES GELİP DOĞA KATLİAMINI KENDİ GÖZLERİYLE GÖRSÜN: Buradan Siirt’in mülki amirlerine, seçilmiş milletvekillerine de sesleniyoruz. Gelsinler buranın ne kadar kötü bir yer olduğunu, ne kadar tahribata yol açtığını, bir doğa katliamının var olduğunu kendi gözleriyle görsünler. Halkın derdini, sesini bir dinlesinler. Ona göre vicdani kararlarını versinler. Siirt halkına da sesleniyorum. Yaz aylarında gelip dinlendiğiniz, piknik yaptığınız Zorava çayı bundan sonra olmayacak. Gidecek yer de kalmayacak. Sizden tek ricamız bize destekçi olun, bize yardım edin. Bu suyun kesilmemesi için elimizden gelen her şeyi yapalım. Bu sadece köylülerin meselesi değil. Bu bir tarihtir, bir doğa katliamıdır. Buna sessiz kalmayalım. Siirt’in son nefesidir. Bildiğiniz gibi Şirvan’da, Pervari’de Siirt’in bütün ilçelerinde bir sürü barajlar yapıldı. Her yer kupkuru oldu. Çölleşti oralar. Sadece burası kaldı. Burası da giderse eğer gidecek hiçbir yerimiz kalmayacak. Başka şehirlere gitmek zorunda kalacaksınız. Onun için bizlere destek verin” dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
* Zorava’ya Dokunma Platformu Sözcüsü Mustafa Kurt
* Zorava çayı genel görüntüler
* Drone genel görüntüler