Ana Sayfa Gündem 19 Ekim 2021

EĞİTİM SEN: MEB BÜTÇESİ EN AZ 2 KATINA ÇIKARILMALI

Eğitim Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 2022 bütçesinin eğitimin ihtiyaçlarını karşılamak için yetersiz olduğunu belirterek, “MEB bütçesinin milli gelire oranı en az iki kat arttırılmalı, başlangıç olarak OECD ortalamasına (yüzde 6) çıkarılmalıdır” açıklaması yaptı.

Eğitim Sen tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Her fırsatta eğitime en çok payı kendilerinin ayırdığını iddia eden AKP hükümetleri döneminde, eğitim bütçesinin milli gelire oranı OECD ortalaması olan yüzde 6’nın yarısına bile ulaşmamıştır; eğitim harcamalarının esas yükü, büyük ölçüde velilerin sırtına yıkılmıştır” denildi.

“MEB BÜTÇESİNİN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ PERSONEL GİDERLERİ OLUŞTURMAKTADIR”

MEB bütçesinin Merkezi Yönetim Bütçesi içindeki büyüklüğünün temel nedeninin, iktidarın eğitime verdiği önem değil, büyük ölçüde personele yapılan zorunlu harcamalar olduğu vurgulanan açıklamada, MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan payın yüzde 7,69 ile 2002 yılındaki yüzde 17,18’lik oranın çok altında kaldığına dikkat çekildi.

2022 bütçesinin eğitimdeki ticarileşmeyi artıracağı savunulan açıklamada, “Devletin eğitim harcamalarına yaptığı katkı yıllar içinde istikrarlı bir şekilde azalırken hane halkının cebinden yaptığı eğitim harcamalarının payı artmaya devam etmektedir. ‘Eğitime en çok payı ayırıyoruz’ söyleminin gerçeği yansıtmadığını görmek için hane halkının cebinden yaptığı eğitim harcamalarının son 19 yılda ne kadar arttığına bakmak yeterlidir” denildi.

“BÜTÇE EN AZ İKİ KAT ARTIRILMALI”

Eğitim Sen, MEB’in 2022 bütçesine ilişkin taleplerini şu şekilde sıraladı:

– “MEB bütçesinin milli gelire oranı en az iki kat arttırılmalı, başlangıç olarak OECD ortalamasına (yüzde 6) çıkarılmalıdır.

– Kamu kaynaklarının özel okullara aktarılması uygulamasına derhal son verilmeli, özel okullara aktarılan kaynaklar devlet okulları için harcanmalıdır.

– Eğitim kurumlarının bütün ihtiyaçları, salgın koşulları göz önünde bulundurularak yeniden güncellenmeli, bütün okullara ihtiyacı kadar ödenek ayrılmalıdır.

– MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay, başlangıç olarak en az iki kat arttırılmalı, okul binaları ve derslik gereksinmesi karşılanmalı, eğitimi ticarileştirmeyi hedefleyen özel sektör, dini vakıf ve cemaatlerle yapılan ya da yapılacak olan her türlü ortak proje ve protokoller derhal iptal edilmelidir.

– Tüm eğitim ve bilim emekçilerine insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşulları sağlanmalıdır.

– Eğitim ve bilim emekçilerinin satın alma gücünde ve ücretlerinde yaşanan kaybın giderilmesi için maaşlarda yaşanan erimeyi karşılayacak oranda ek zam yapılmalıdır.

– Tüm eğitim ve bilim emekçilerinin ek göstergesi 3600’e çıkarılmalıdır.

– Vergi diliminden kaynaklanan kayıplara son verilerek, ücretli çalışanlar için gelir vergisi oranı sabitlenmelidir.

– Ek ödemelerin tamamı temel ücrete ve emekliliğe yansıtılmalı, ek ders saat ücreti hesaplanırken bir öğretmenin aylık maaş tutarı esas alınmalı ve bu ücret gelir vergisinden muaf tutulmalıdır.

– Eğitim-öğretime hazırlık ödeneğinin, ayrımsız bütün eğitim ve bilim emekçilerine bir maaş tutarında ve yılda iki kez ödenmesi sağlanmalıdır.

– Sözleşmeli/ücretli öğretmenlik gibi her türlü güvencesiz istihdam uygulamasına, esnek, kuralsız ve angarya çalışmaya son verilmeli, sözleşmeli öğretmenlerin tamamı kadroya geçirilmelidir.

– 2022 yılında aile ve çocuk yardımı başta olmak üzere, sosyal yardımlar sembolik olarak belirlenmekten çıkarılmalı, sosyal yardımlara günün koşullarına uygun ve ihtiyaç kadar artış yapılmalıdır.

– Öğretmen, akademik personel, memur ve yardımcı hizmetli açıkları kadrolu istihdam yoluyla kapatılmalıdır.”