Ana Sayfa Gündem 19 Ekim 2021

DOÇ. DR. ELBEK’TEN TEPAV’A ‘ELEKTRONİK SİGARA’ TEPKİSİ: “KATİLLERİN HERHANGİ BİR VAKFIYLA OTURUP PAZARLIK YAPILMAZ”

CEM HAYAT

Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Osman Elbek, TEPAV’ın, elektronik sigarayı sigarayı bıraktırma ürünü olarak önerdiğini belirtti ve “Gençlerin bu yönelimini bildikleri için gençlere yönelik bir politika aracı olarak ısıtılmış tütün ürünlerini ve elektronik sigarayı öneriyorlar. Bu uygulama Tütün Kullanım Çerçeve Sözleşmesi’ne aykırıdır, yasallığının dışında gayrı meşrudur. Katillerin herhangi bir vakfıyla oturup pazarlık yapılmaz” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV), sigara şirketi Philip Morris International’in fonladığı Dumansız Dünya Vakfı’nın hibesi ile hazırladığı “Türkiye’de Tütün Kullanımını Kontrol Altına Almanın Ekonomisi: İnceleme Raporu Arz, Talep, Sağlık ve Kamu Politikası Boyutları” raporunda, elektronik sigarayı sigarayı bıraktırma ürünü olarak sunduğunu belirtmiş ve “TEPAV’ın önerisi ile Sağlık Bakanlığı elektronik sigarayı mı tavsiye edecek” diye sormuştu.

Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi Yönetim Kurulu Üyesi, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Osman Elbek ise 21 Ekim günü toplantısı yapılacak bu rapordan, kişisel ve kurumsal davet almaları sebebiyle haberdar olduklarını belirtti. Elbek, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“TÜTÜN ŞİRKETLERİ, ÜLKELERİN TÜTÜN KONTROL POLİTİKALARINA MÜDAHİL OLMAK İSTİYOR”

“TEPAV, tütün kontrolü alanında bir rapor düzenlediğini ve bunun duyurusunu yapacağını ifade etmişti. İlginçtir; TEPAV, bugüne kadar tütün mücadelesinde hiç görmediğimiz aktörlerden biriydi. Tütün kontrolü alanında 1996’dan bu yana emek veren birçok örgüt var. Bugüne kadar katkı sunmayan bir örgütten gelen bu teklifi önce bir irdeledik. Çünkü dünyada son yıllarda bu konuda ilginç gelişmeler var. Bu gelişmelerin en önemlisi; tütün endüstrisi, tütün şirketleri, ülkelerin tütün kontrol politikalarına müdahil olmak istiyorlar. Birlikte planlama yapmak istiyorlar. Ancak bu, Dünya Sağlık Örgütü’nün, Türkiye’nin de yasası olarak kabul ettiği Tütün Kontrol Çerçeve Sözleşmesi’nin hükümlerine aykırı.

“KATİLLERİN HERHANGİ BİR VAKFIYLA OTURUP PAZARLIK YAPILMAZ”

Tütün şirketleri, her türlü tütün ürünüyle insan öldürmektedirler. Biz sağlıkçılar olarak, oturup onlarla pazarlık yapacak, planlama yapacak durumda değiliz. Tütün şirketleri bunu da bildikleri için dünyada birtakım görece, tırnak içerisinde bağımsız vakıflar kurmaya başladılar ve o bağımsız vakıflar aracılığıyla tütün kontrol müdahalelerine girmeye kalkıştılar. Türkiye’de de TEPAV bunun tipik bir örneği. Çok açık ifade edelim, bu uygulama Tütün Kullanım Çerçeve Sözleşmesi’ne aykırıdır, yasallığının dışında gayrı meşrudur. Katillerin herhangi bir vakfıyla oturup pazarlık yapılmaz.

“KAMU YARARI İLE TÜTÜN ŞİRKETLERİNİN YARARI BİRBİRİYLE ÇELİŞİR”

TEPAV’ın yönetimsel yapısına baktığımız zaman hem yönetim kurulunda hem mütevelli heyetinde Sayın Rıfat Hisarcıklıoğlu var. Hisarcıklıoğlu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı. Aynı zamanda Sayın Cemil Çiçek var, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi. Dünyanın kabul ettiği, Türkiye’nin yasallaştırdığı Tütün Kontrol Çerçeve Sözleşmesi, ‘Kamunun, -TOBB da bir kamu kurumudur, meslek örgütüdür- meslek örgütünün, hele hele idari bir yapı olarak tariflenebilecek Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyelerinin olduğu gibi bir kurulun tütün endüstrisiyle herhangi bir şekilde görüşmesi kabul edilemez’ der. Çünkü halk sağlığı, toplum sağlığı politikasıyla kamu yararı ile tütün şirketlerinin yararı birbiriyle çelişir. Tütün şirketinin tek derdi, daha çok tütün ürünü satmaktır. Bu da insanları daha çok hasta etmek ve öldürmek anlamına gelir. Kamu ise bunu önlemek üzere kurulmuştur. Bu yüzden kamularla dolaylı yoldan bir bağlantıda bile olsa tütün şirketinin fonladığı bir vakıf ile görüşmek doğru değildir. Öte yandan mevcut görüşme zemini, Türkiye’nin tütün kontrol mücadelesini de olumsuz etkilemektedir.

“GENÇLERE YÖNELİK BİR POLİTİKA ARACI OLARAK ELEKTRONİK SİGARAYI ÖNERİYORLAR”

Dünya Sağlık Örgütü, elektronik sigara veya ısıtılmış tütün ürününü sigara bırakma tedavisinde kullanma gibi bir öneriye sahip değil. Aksine bu ürünleri, yeni ürünler olarak gençleri tütün bağımlılığına kazandırmak gibi bir yolu olarak görür. O yüzden ülkelere bu ürünler konusunda kısıtlayıcı politikalar öneriyor. Türkiye açısından çok daha önemli. Elimizde son yayınlanan verilerde, 15-24 yaş arası, genel olarak toplamda 2016’dan 2019’a gelene kadar tütün ürünü kullanma oranı yüzde 6 arttı. Özellikle 15-24 yaş arası kızlarda yüzde 38,5 oranında arttı. Bu gruptakiler, klasik bildiğimiz annelerinin babalarının sigaralarını içmiyorlar. Onların kokularından rahatsız olmuş durumdalar, bu yüzden özellikle elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri gençliğin kullandığı ürünler. Tam da TEPAV, Dumansız Dünya Vakfı ya da tütün şirketleri, ‘Biz sigara bırakmanın bir parçası olarak elektronik sigara ya da ısıtılmış tütün ürünlerini öneriyoruz’ diyor. Gençlerin bu yönelimini bildikleri için gençlere yönelik bir politika aracı olarak ısıtılmış tütün ürünlerini ve elektronik sigarayı öneriyorlar.

“TEPAV, İNSAN ÖLDÜREN ŞİRKETLERİN SÖZCÜLÜĞÜNE SOYUNMUŞ DURUMDA”

Ürün ne kadar çeşitlendirilirse satışı artar. Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleriyle yeni bir çeşitlilikle pazara girilmek isteniyor. Tam aksini yapmak lazım. Bu pazarı daraltmak gerekiyor ki insanlar tütün ürünlerine yönelmesinler. Bu pazarı daraltabilmenin tek yolu, tütün şirketlerinin değil, halkın sağlığını düşünen uzmanlık derneklerinin, meslek örgütlerinin sözlerini dinlemektir. Ancak Türkiye bu konuda iyi bir performans sergilemiyor. Yıllar içerisinde Türkiye’de tütün endüstrisinin etkileri artıyor. Geçen yıl, tütün endüstrisi müdahalesi açısından dünyadaki ikinci ülke oldu. Bu yüzden ülkenin herhangi bir yerinde herhangi bir kişi ısıtılmış tütün ürününü ya da ısıtılmış sigarayı öneriyorsa bilin ki halkın sağlığını değil, tütün şirketlerinin kazancını savunmaktadır. TEPAV, bugün tütün şirketlerinin, ürünlerini satarak insan öldüren şirketlerin sözcülüğüne soyunmuş durumda.

“BİR TÜTÜN ŞİRKETİNİN YÖNETİM KURULU ÜYESİ, TİCARET BAKAN YARDIMCISI OLDU BU ÜLKEDE”

Tütün şirketlerinin tek amacı, tütün kontrol müdahalesinde ülkenin siyasi iktidarına yaklaşmak. Türkiye için örnek verirsek; bir tütün şirketinin yönetim kurulu üyesi, Ticaret Bakan Yardımcısı oldu bu ülkede. Çok ciddi bir problem, yine bir ihlal aynı zamanda. Tütün şirketleri her yolla, vakıflarla, bilim insanları yoluyla, üniversiteler yoluyla, akademi yoluyla hep kamuya iyi bir endüstri olduğunu ve kamu otoritesine de birlikte planlama yapabileceğini anlatmaktadır. Buna, şiddetle temelden itiraz etmemiz lazım. Bireylerin ve toplumların sağlığı, tütün şirketlerinin kazançlarıyla hiçbir zaman uzlaşamaz.

“SAYIN KOCA, 21 EKİM’E ÇOK AZ BİR ZAMAN KALMIŞKEN RAPOR HAKKINDA HİÇBİR YORUMDA BULUNMADI”

Özellikle Sağlık Bakanlığı üzerine tütün şirketleri, doğrudan ve dolaylı olarak basınç uygulamaktadırlar. Sağlık Bakanlığı’nın elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri gibi ürünlere itiraz etmesinin tek yolu, toplumda başka bir basıncı ona hissettirebilmektir. Kamu böyle çalışır. Bu yüzden Sağlık Bakanlığı’nın aksi yönde davranabilmesinin tek yolu, biz yaşamı savunan insanların daha çok ses vermesidir. Öte yandan Sayın Bakan Koca’nın bugüne kadar, 21 Ekim’e çok az bir zaman kalmışken mevcut rapor ve toplantı hakkında hiçbir yorumda bulunmaması benim açımdan dikkate değerdir. Sağlık Bakanı olarak, yaşamı savunan bir insan olarak en azından bu raporun içeriğinin kabul edilemez olduğunu, ısıtılmış tütün ürünlerine ve elektronik sigaraya asla bu ülkede izin verilmeyeceğini bir hekim olarak duymak istiyorum. Yaşamı savunan bir insan olarak bunu duymaya ihtiyacım var.”