Ana Sayfa Gündem 17 Ekim 2021

TKDF BAŞKANI CANAN GÜLLÜ: “ARANMAZ DEDİĞİMİZ YERLERDEN DE TALEPTE BULUNULMASI EN SEVİNDİĞİMİZ ŞEY”

CANSU TİMUR

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’ndan gelen çağrıların farklı şehir ve ülkelerde yaygınlaştığını belirterek, “Bu infografiklerin içinde en çok sevindiğimiz de aranmaz dediğimiz yerlerde erkeklerin babaların kardeşlerin de kız ya da ablamız şiddet görüyor yardımcı olun diye talepte bulunulması” dedi.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı – Eylül 2021 Raporu verilerini değerlendirdi. Güllü, bugüne kadar 21 farklı ülkeden çağrı aldıklarını ve beklemedikleri şehirlerden gelen çağrıların görünürlüğün artması açısından kendilerini sevindirdiğini kaydetti. 

Güllü ayrıca, Türkiye’de şiddetin yetkililer tarafından görmezden gelindiğini belirterek, “Fiziksel şiddeti halının altına süpürdüğümüz bu nedenle de bu konularda çalışmak yerine daha farklı alanlarda iş yapıyormuş gibi bir hikayeye büründürmenin zararını yaşıyoruz” dedi. 

Güllü’nün ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklama şöyle:

“3 BİN 486 KİŞİLİK SIĞINMA KAPASİTESİ YETERSİZ”

“Neden sığınak talebi çok? Çünkü o günleri ‘dışarda Covid; içerde erkeklik mikrobu’ diye bahsetmiştik acil yardım hattımıza gelen bildirimlere göre. Sığınak sayısının ise Türkiye’de yetersiz olduğunu hepimiz biliyoruz. 3 bin 486 kişilik bir kapasitesinin olduğunu dolayısıyla da bu kapasitede her talepte bulunan mağdurun bu sığınakta korunma, konaklama gibi eylemlerinin yapılamadığının farkındayız. Çünkü hemen ön planda yapılması gereken işlerden biri, en doğrusu yapılan yerler için sığınak talebinin yapılmasıdır.

“ŞİDDETİ GÖRMEZDEN GELİP FARKLI ALANLARDA İŞ YAPIYORLARMIŞ GİBİ HİKAYEYE BÜRÜNDÜRMENİN ZARARINI YAŞIYORUZ”

Türkiye’de şiddeti hala İstanbul Sözleşmesi’nden geri adım atarak yok kabul edip kadın cinayetlerini görmezden gelip fiziksel şiddeti kocandır döverdir severdir hikayesine entegre ettiğimiz süreçten beri görmediğimiz, halının altına süpürdüğümüz bu nedenle de bu konular üzerine çalışmak yerine daha farklı alanlarda iş yapıyorlarmış gibi bir hikayeye büründürmenin zararını yaşamaktayız. İşte bugün evinin içinde fiziksel şiddet, Türkiye’nin yaşadığı ekonomik sorunlar, işsizlik, hayat pahalılığı ve yine Covid-19’un etkilediği psikolojik sendromları da üstüne koyduğumuzda Türkiye haritasında şiddetin ciddi oranda bir artışı olduğunu görüyoruz.

“SIĞINAK, KREŞ VE YAŞLI BAKIM MERKEZİ TALEPLERİNİ BİRLİKTE HAYATA GEÇİRMEK LAZIM”

Eylül’de 37 kadın bu ülkede şiddet sonucu öldürüldü. Ve öldürülenlerin çoğu en yakınları tarafından öldürüldü. Koca, sevgili, eş, dini nikahlı ya da oğul erkek cenahı tarafından öldürüldüğüne tanıklık ediyoruz. Bu nedenle Eylül ayı infografikleri için sığınak talebinin çok hızlı bir biçimde giderilmesi, donanımlı olarak uzmanlaşmış sığınakların bu konuda harekete geçmesi ve yine belediyelerin bu konuda sığınak talepleriyle ilgili tıpkı kreş talebimizi yenilediğimiz gibi yaşlı bakım merkezi ve sığınak talebini bir üçlü olarak birbirinden ayırmadan artan şekilde düzenli anlamıyla hayata geçirmemiz lazım. Sığınak talebi, önlemeye yönelik politikaların tam da bu süreçte harekete geçmesinin de altını çizelim.

“21 ÜLKEDEN ARANDIĞIMIZI BİLİYORUZ”

Yurt dışından da aranıyoruz. Yurt dışından evet yabancıların da aradığı oluyor. Erkek arkadaşları yabancı olan kadınların şiddetle ilgili ailelerin gördüğü baskı ya da çevrelerinden gördüğü baskı üzerine aranıyoruz Türkiye’deki bir mercii olarak ya da yurtdışında yaşayan kadınların Türkiye içinde yaşayan ailelerinin yakın bireyleri üzerine uygulanan şiddetler üzerine de aranmış oluyoruz. 21 ülkeden arandığımızı biliyoruz. Gitgide genişliyor. Bu infografiklerin içinde en çok sevindiğimiz de aranmaz dediğimiz yerlerde erkeklerin babaların kardeşlerin de kız ya da ablamız şiddet görüyor yardımcı olun diye talepte bulunulması. Biz iki türlü yönlendirme yapıyoruz. Bir, KADES sisteminin mutlaka önleme politikası olarak kadınların telefonlarında olmasını önemsiyoruz iki, bizim uygulamalarımızın da aynı şekilde bilgi almak, önlemeye yönelik tedbirleri hayata geçirmek adına da işlevsel olarak cep telefonlarında bulunmasını istiyoruz.”