Ana Sayfa Gündem 16 Ağustos 2021

SEL MAĞDURU YURTTAŞTAN BABACAN’A: “BÖYLE BİR AFET YÜZ SENEDE BİR OLUR”

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Kastamonu’da sel mağdurlarını ziyaret etti, arama kurtarma çalışmaları hakkında bilgi aldı. Babacan’ın dinlediği bir yurttaş, “Yazlıkçıların çoğu gitti. Sadece fındığını toplamaya kalanlar oldu. Zaten onlar da kalsaydı, büyük bir facia olurdu. Böyle bir afet yüz senede bir gelir” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, sel felaketinden etkilenen Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde incelemelerde bulundu. Babacan’a; DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcıları Candan Karlıtekin, Evrim Rızvanoğlu, İdris Şahin ve Selma Aliye Kavaf eşlik etti. Babacan, selde yaşamını yitiren yurttaşların aileleri ile görüştü.

“BÖYLE BİR AFET YÜZ SENEDE BİR OLUR”

Babacan, sel mağdurlarına geçmiş olsun dileklerini iletirken; “Perşembe günü olsaydı, buranın pazarı, 2 bin kişi giderdi” dedi. Bir diğer yurttaş ise “Yazlıkçıların çoğu gitti, buradan. Sadece fındığını toplamaya kalanlar oldu. Zaten onlar da kalsaydı, büyük bir facia olurdu. Su yok, elektrik yok. Böyle bir afet yüz senede bir gelir” diye konuştu.

Sel anında oturduğu binanın ikinci katına çıkarak hayatta kaldığını söyleyen bir yurttaşta “Biz bodrum kat mil ile çamur ile dolu. Şu an ekip orada çalışıyor, sokmuyorlar” dedi. 

“YARALARIN SARILMASI İÇİN KOORDİNELİ BİR ÇALIŞMA GEREKİYOR”

Babacan, ziyaretlerinin ardından şu değerlendirmeyi yaptı:

“Afet çok büyük. İş yerlerini, evlerini kaybeden vatandaşlarımız var. Kapanan ve bundan sonra kapalı kalacak iş yerleri var. Esnafımızın bir kısmı artık tamamen sokakta, çünkü dükkânı yok olmuş. Evini kaybeden çok sayıda vatandaşımız var. Köy yolları kapalı, hala köylerden merkeze inişle ilgili ciddi sıkıntılar var. Bütün bu acıların telafisi ve yaraların sarılması için de çok koordineli, yoğun bir çalışma gerekiyor. Hem merkezi hükümetin hem yerel yönetimlerin bu hasarın kısmen de olsa, tamamen de olsa tazminiyle ilgili aktif bir çalışma ortaya koyması lazım. Afet bölgesi ilanı kapsamında nasıl bir destek verileceğiyle ilgili esnek alan var. Hem merkezi hükümetin hem yerel yönetimlerin o alanı afet bölgelerine destek için sonuna kadar kullanması gerekiyor.”

“SUYUN AKIŞ YÖNÜNDE İMARLAŞMAMAK LAZIM”

Afet bölgesinde inceleme yapan Babacan, KRT TV’ye verdiği röportajda şu açıklamayı yaptı:

“Buradaki özel durum küçük bir alanda çok yoğun bir yapılaşma olması ve bu yapılaşmanın suyun doğal akış yönünde gerçekleşmesi. Bundan sonra imar konusu ve yapılaşmanın yerinin seçilmesiyle ilgili çok daha hassas davranmak gerekecek. Bu acılardan ders alıp ileriye doğru neler yapmamız gerektiğini iyi çalışmamız gerekiyor. Tedbirlere kafa yormamız gerekiyor. İmar planlarını yaparken birkaç yüz sene önceye doğru bütün kayıt planlarını incelememiz lazım. Suyun bir akış yolu var. Bu yol 300-500 senede oluşan bir yol. Suyun akış yolunun önüne imarlaşmamak lazım. Maalesef özellikle arazinin dağlık olduğu yerlerde düz bir arazi bulunca imar konusunda cazip hale gelebiliyor. Kısa vadeli cazibeye kapılmamak lazım. Düz arazi diye hemen yapılaşmamak lazım.”

“SUYUN YOLUNA YAPILAN YERLEŞİMLERLE İLGİLİ ACİL EYLEM PLANI OLUŞTURULMALI”

“Şu anda su yolunun üzerine yapılmış imar planlarını, suyun akışının üzerine yapılmış yerleşim bölgeleriyle ilgili acil eylem planı oluşturmak gerekiyor. Bir an önce yeni yerleşim yerleri bulmak ve oralara doğru planlı bir şekilde taşınmak çok önemli.”

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BÜYÜK BİR GERÇEK”

Halk TV’ye de konuşan Babacan şunları söyledi:

“Çok büyük bir felaket. Ülkemizin yarınlarıyla ve alınması gereken tedbirlerle ilgili tam bir muhasebe yapmanın zamanı geldi. İklim değişikliği büyük bir gerçek olarak karşımızda. Bu olanlar, bundan sonraki süreçte imar ve yapılaşma konusunda çok daha dikkatli bir süreci tüm Türkiye’de işletmemiz gerektiğini gösteriyor.”