Ana Sayfa Gündem 14 Ağustos 2021

İKLİM KOMİSYONU’NUN CHP’Lİ ÜYELERİ SEL BÖLGESİNDE… MURAT BAKAN: “HERKES, HES KAPAKLARININ AÇILMASININ SELİN ETKİSİNİ YÜZDE 20 ARTIRDIĞINI DÜŞÜNÜYOR”

TBMM Küresel İklim Değişikliği Araştırma Komisyonu’nun CHP’li üyeleri İzmir Milletvekili Murat Bakan ile Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, sel felaketinin yaşandığı Kastamonu’nun Bozkurt ilçesine gitti. AKP’li Veysel Eroğlu’nun başkanlığındaki komisyonu sel bölgesinde göreve çağıran Murat Bakan, “Bu bölgedeki herkesin ortak fikri; buradaki HES’in kapaklarının açılmasının selin etkisini yüzde 20 arttırdığı yönünde. Kentin dere yatağına inşa edilmesi, iklim krizine ilişkin önlem alınmaması, dere yataklarının temizlenmemesi, oluşan erozyondan kaynaklı facia… Her şey bu felaketi doğurdu” dedi.

TBMM İklim Araştırma Komisyonu CHP Sözcüsü İzmir Milletvekili Murat Bakan ve komisyon üyesi CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde CHP Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı ile CHP Kastamonu İl Başkanı Hikmet Erbilgin’le birlikte basın açıklaması yaptı.

Daha önce CHP’li üyeler adına dilekçe vererek, başkanlığını AKP Afyonkarahisar Milletvekili Veysel Eroğlu’nun yaptığı TBMM İklim Araştırma Komisyonu’nu sel bölgesinde göreve çağıran ancak yanıt alamayan Murat Bakan, sel bölgesindeki tespitlerini açıkladı.

“100’ÜN ÜZERİNDE İNSANIN KAYIP OLDUĞU SÖYLENİYOR”

Komisyonda sadece CHP’li üyelerin yer almadığını anımsatan Murat Bakan şunları söyledi:

“Tüm komisyon üyeleri burada olmalıydı. Burada biz vatandaşımızın yanında, onların derdine derman olmalıyız. Komisyonu yangın felaketinde olduğu gibi sel için de göreve davet ettik. Bundan daha önemli görev yok. Komisyonun öncelikli görevi bu bölgelere gelmek. Ancak komisyon başkanı bu taleplerimize yanıt vermedi. Biz komisyonun CHP’li üyeleri olarak geldik, buradayız. Bozkurt dere yatağına kurulmuş bir kent. Dere yatağından metrelerce yukarıda 6-7 metre yukarıdaki bir çarşının içinde sular 3 metre yükselmiş, içi kum dolmuş. O kumların içinde yurttaşlarımız var mı onu da bilemiyoruz. Arama kurtarma çalışmaları sürüyor, 100’ün üzerinde insanın kayıp olduğu söyleniyor.

“İKTİDARIN BÜYÜK YANLIŞLARI VAR”

6 yıldır ‘iklim krizi’ diye bağırıyoruz. ‘Dünya bir felakete gidiyor’ diyoruz. Orman yangınları, ani yağışlar. Bir yılda yağması beklenen yağış bir günde yağıyor. Elbette iklim krizinin çok büyük etkisi var. Ama 20 yıldır bu ülkeyi sürdürülebilir bir yönetimle değil, ranta dayalı bir ekonomiyle götüren iktidarın da büyük yanlışları var. Bu bölgedeki herkesin ortak fikri; buradaki HES’in kapaklarının açılmasının selin etkisini yüzde 20 artırdığı yönünde. Kentin dere yatağına inşa edilmesi, iklim krizine ilişkin önlem alınmaması, dere yataklarının temizlenmemesi, oluşan erozyondan kaynaklı facia, HES’in kapaklarının açılması… Her şey bu felaketi doğurdu. Çok üzgünüz. Vatandaşlarımızın yaralarını sarmak için buradayız. Geldiğimizden beri devletin kurumlarını görüyoruz, yerel yönetimleri görüyoruz. Tüm kamu görevlilerine, gönüllülere teşekkür ediyoruz. Ancak bu işi yönetemeyen Bakanlara teşekkür etmiyoruz. Yangındaki koordinasyonsuzluk, beceriksizlik burada da var.”

“FELAKETLER OLUR, BİZ YENİDEN YAPARIZ ZİHNİYETİ DEĞİŞMELİ”

Komisyon Üyesi Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu da korkunç bir manzara ile karşı karşıya olduklarını belirterek şöyle konuştu:

“Burada gördüğümüz manzaranın eşi benzeri yok. Üzülerek söylüyorum; bu tip manzaralarla daha çok karşı karşıya kalacağız. Bilim insanlarının söylediği şu; öyle bir zamandan geçiyoruz ki iklim değişikliği bir kriz halini almış durumda. Yüz yılda bir yaşanan felaketleri artık her yıl görmeye başladık. Yılda birden fazla yaşamaya başladık. Geçen hafta da yangın bölgesindeydik. Son bir hafta içinde yanan ormanın hektar olarak büyüklüğü, son on yılda yananın iki katından daha fazla. Şu anda burada da son bir yılda yağması gereken yağış sadece bir saat içerisinde yağmış durumda. Büyük bir felaketle karşı karşıyayız. Bir tarafta orman yangınları bir tarafta sel felaketleri.

İklim krizi içindeyiz, çok ciddi bir tehditle karşı karşıyayız. Ancak hep ‘adaptasyon’ ile uğraşıyoruz. Böyle felaketler karşısında adaptasyonun da çok zor olacağı konusunda bir kanaat oluşmaya başladı. Bir taraftan karbon emisyonunu azaltmamız lazım diyoruz, diğer taraftan termik santraller açmaya çalışıyoruz, doğanın dengesini bozan HES’ler açmaya çalışıyoruz. Şu zihniyetin ortadan kalkması lazım; deprem yıkar biz yaparız, orman yanar biz dikeriz, sel götürür biz tekrar yaparız. Depremin yıkmamasını sağlamak lazım, yangının ortaya çıkmamasını, çıktığında da en kısa zamanda söndürülmesini sağlamak lazım, dere yataklarına ev yapmamak lazım. Bu zihniyet değişikliğini oluşturmamız gerekiyor.”

“EN ÖNEMLİ SORUN SİYASİ İRADENİN YOKLUĞU”

Tükiye’nin tarım ve orman arazilerinin yapılaşmaya açılmasının bedelini ödediğini söyleyen CHP Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı, “Buradaki derenin yatağı çok genişti. Daraltıldı, daraltıldı, daraltıldı. Belirli bir yere hapsedildi ama su sonuçta kendi yatağını insanoğlundan geri aldı. İnsanoğlunun canı pahasına geri aldı. Sel bu evleri parça parça gözümüzün önünden götürdü. Böyle zamanlarda Türkiye’de en önemli sorun siyasi iradenin yokluğudur. Siyasi iradenin bir an önce tesis edilmesi lazım bu felaketlerin önüne geçilmesi için” diye konuştu.

“UYARI DİKKATE ALINMADI”

Komisyon üyesi milletvekillerine teşekkür eden CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin ise “Çok kereler dere yataklarında yapılaşmadan uzak durun diye uyarılmış olunmasına rağmen bu gördüğünüz binalar dere yataklarına inşa edildi. İklim kriziyle ilgili devleti daha duyarlı olmaya davet ediyorum. Türkiye’nin başı sağ olsun” dedi.