Ana Sayfa Gündem 11 Ağustos 2021

“TÜM OKULLAR ZAMANINDA AÇILACAK” DİYEN BAKAN KOCA: “AŞI OLMAYANLAR DÜZENLİ OLARAK NEGATİF PCR TEST SONUÇLARINI GÖSTERMELİ”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “En net ve yüksek sesle ifade etmek isterim ki tüm okullarımız zamanında açılacak. Yüz yüze eğitimden vazgeçmemiz kesinlikle mümkün değildir” dedi. Aşı olmamış öğretmen ve öğretim üyesi kalmayacağını vurgulayan Koca, “aşı olmayan kişilerin düzenli olarak PCR test sonuçlarının negatif olduğunu göstermesi” gerektiğini bildirdi.

Bakan Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısı sonrası basın açıklaması yaptı. Koca, “Koşullar ne olursa olsun öğrencilerimizi koruyarak uygulamalı ve yüz yüze eğitime devam edeceğiz. En net ve yüksek sesle ifade etmek isterim ki tüm okullarımız zamanında açılacak. Yüz yüze eğitimden vazgeçmemiz kesinlikle mümkün değildir” diye konuştu. Koca’nın açıklamasında dikkat çeken noktalar şöyle:

TOPLUMSAL BAĞIŞIKLIĞI ELDE ETMİŞ DEĞİLİZ: Bildiğiniz gibi çok başarılı bir aşı programı yürütüyoruz. Ancak halen istediğimiz seviyede değiliz. Toplumsal bağışıklığı elde etmiş değiliz. En az iki doz aşı olmadan bağışıklık elde edilemiyor. En az iki doz aşı olmamış kimse kendisini aşı olmuş zannetmemeli.  

AŞI OLMUŞ 30 MİLYON VATANDAŞI İNCELEDİK: Çok önemli bir bilimsel çalışmayı tamamladık. Bugün önde gelen bilimsel bir dergide yayınlanması için girişimimizi de yaptık. Sonuçlarını hem siz değerli vatandaşlarımızla hem de dünya kamuoyu ile paylaşacağız. Bu çalışmamızda aşı olmuş 30 milyondan fazla vatandaşımızı inceledik. Sizlere çalışmamızın en önemli sonuçlarından bazılarını ifade etmek isterim. İnaktif aşı olan vatandaşlarımızda en yüksek koruma seviyesi, 3 doz inaktif aşı olan vatandaşlarımızda. Buna en yakın koruma seviyesi ise iki doz inaktif aşı olup 3. Doz mRNA aşısı olan vatandaşlarımızda.

AŞI OLMAMIŞ ÖĞRETMEN KALMAYACAK: Koşullar ne olursa olsun öğrencilerimizi koruyarak uygulamalı ve yüz yüze eğitime devam edeceğiz. Gerek ilk ve orta öğretimde gerekse yükseköğrenimde öğrencilerimizi ve ailelerini koruyacak tedbirleri alarak, tüm hazırlıklarımızı yaparak eğitime ara vermeden gelecek eğitim öğretim dönemini karşılayacağız. Bu konuda bilim kurulumuz eğitimde uyulması gereken uygulanabilir kuralları belirledi. Alınması gereken tedbirler ile ilgili hazırlıklarını tamamladı. Bu çalışmaları Milli Eğitim Bakanlığı’mızla ve Yüksek Öğretim Kurulu’muzla istişare ederek en kısa sürede sizlerle paylaşacağız. Fiziki koşulları hazır etmek için ilgili kurumlarımız, bakanlıklarımız tam bir koordinasyon halinde çalışacak ve okullarda öğrencilerimizi bekleyeceğiz. Bu süre zarfında çok önemli bir işimiz var. O da aşı olmamış öğretmen ve öğretim üyesi kalmayacak tedbirleri hayata geçirmek. Öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi korumanın birinci adımı, öğretmenleri, öğretim üyelerini ve öğrencilerimizin birlikte yaşadıkları ailelerini aşılamaktır. 

OKULLAR AÇILMADAN TOPLUMSAL BAĞIŞIKLIĞA ULAŞMALIYIZ: Okullarımız açılmadan toplumsal bağışıklık hedefimize ulaşmalıyız. Bunun için ise vakit kaybetmeden aşımızı olmalıyız. Kaybedecek bir günümüz, yok sayabileceğimiz bir öğrencimiz dahi olamaz. Eğitimin devamı, geleceğimizin teminatı ve en büyük önceliğimizdir. Çarkların dönmesi, öğrencilerin geleceğe hazırlanması için hiçbir adımı atmaktan çekinmeyeceğimizin bilinmesini isterim.

AŞI OLMAYANLAR DÜZENLİ TEST GÖSTERMELİ: Aşı programımız bugüne kadar bir teşvik ve tercih konusuydu oysa artık eğitim ve iş hayatının devamı gayesiyle her bir vatandaşımız için tercihe bırakılamayacak bir toplumsal ödevdir. Eğitim ve iş hayatının sekteye uğramaması için aşı olmazsa olmaz kural haline gelmeli, aşı olmayan kişiler ise düzenli olarak PCR test sonuçlarının negatif olduğunu göstermelidir. Özellikle öğrenci velileri ya aşılarını tamamlayacaklar ya da hastalık taşımadıklarını düzenli olarak kontrol ettirmek zorunda olacaklar. Bunun detaylarını ilgili kurumlarımızla yapacağımız ortak çalışmalar neticesinde ilan edeceğiz. Tekrar ifade etmek istiyorum yüz yüze eğitim olmazsa olmazımızdır. Çünkü artık aşı var. Aşı iş ve eğitim hayatı için artık bir teşvik ve tercih değil toplumsal bir ödevdir.”