Ana Sayfa Gündem 7 Ağustos 2021

TUNCELİ’DE MÜZE GİBİ KÜTÜPHANE, RUSLARA ESİR DÜŞEN TEĞMENİN KIRIK KEMANINDAN, YILMAZ GÜNEY’İN EL YAZMALARINA KADAR NE ARARSAN VAR

HÜSNİYE KARAKOYUN

Tunceli Belediyesi Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi ve Sergi Salonu; Yılmaz Güney, Fazıl Hüsnü Dağlarca ve pek çok şair ile yazara ait 2 bine yakın mektup, el yazısıyla yazılmış öyküler ve belgelerin eklenmesiyle adeta müzeye dönüştürüldü. Araştırmacı Mesut Özcan’ın girişimleriyle oluşturulan müze, Tunceli Belediyesi ile imzalanan protokolle hayata geçirildi.

Müze değeri de taşıyan Tunceli Belediyesi Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi ve Sergi Salonunda Yılmaz Güney’in kendi el yazısı ile düzelttiği öykülerinin asılları bulunuyor. Ayrıca Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın el yazması eserleri de var.

1980 darbesi döneminde kaleme alınan bildiriler, Kurtuluş Savaşı’na dair belgeler de kütüphanede sergileniyor. Osmanlı-Rus Savaşında Erzurum’da Ruslara esir düşen Teğmen Mehmet Arif Ölçer’e hediye edilen keman, Teğmen Ölçer’in esirken ailesine yazdığı el yazısı mektupları da kütüphanedeki eserler arasında.

KİTAP SAYISI 30 BİNDEN 70 BİNE ÇIKACAK

Kütüphaneye dair bilgi veren Mesut Özcan, yaklaşık 30 bin olan kitap sayısını sonbaharda 70 bine çıkarmayı hedeflediklerini aktardı ve şunları söyledi:

“Kütüphanemizde yaklaşık 30 bin adet kitap var. Bir kütüphanede kitap olur ancak bizim kütüphanenin ayrıcalığı, içerisinde bulunan belgeler, mektuplar… Çünkü yaklaşık 2 bin adet mektup var, belge var, çok eski dönemlere ait yazışmalar var. Bu anlamıyla sanıyorum Türkiye’de ilk bir kütüphane, ilk bir müze, ilk sergi salonu. Bunu gelecek yıllarda daha da büyüteceğiz. Yani sonbaharda 40 bin kitap alarak kitap sayımızı 70 bine çıkaracağız. 

Bu kütüphaneyi Dersim’e getirmemin nedeni, benim memleketim. İstedim ki benim memleketimdeki insanlar ulaşsın bu kitaplar ile belgelere. Bugünün çocuklarına yarınlar için bir anı bırakalım istedim. Çocuklar, Cemal Süreya’nın Ahmed Arif’in mektuplarını görsün, dokunsun ve bunu da kendisinden sonra gelecek kuşaklara anlatsınlar istedim. 

Buradaki belgelerin sayısı daha da artacak. Bu kitapların alınması, buraya taşınması uzun bir serüven ve yorucu da oldu. Bir de bu kütüphanenin özelliği şu; dışarıdan aldığımız kitaplarla bu kütüphaneyi oluşturmuyoruz. Özel kütüphaneler ile arşivleri alarak burada koruyarak, birbirine karıştırmadan, her şairin, yazarın kütüphanesini ayrı ayrı koruyarak okuyucuya, ilgililere, meraklılara sunmayı istedik.”

ŞAİR VE YAZARLARIN MEKTUPLARI

Özcan, sergilenen 2 bin mektup arasında Cemal Süreya, Ahmed Arif, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Adnan Yücel, Hasan İzzettin Dilanoğlu, Ümit Kaftancıoğlu gibi yazarlara ait mektuplar olduğuna belirtti. Özcan, “Yine Fazıl Hüsnü Dağlarca, Yılmaz Güney’in kendi el yazısı ile düzelttiği öykülerinin asılları bizde. Sabahattin Ali’nin imzalı fotoğrafı mevcut. Bu haliyle kütüphanemiz aslında bir müze şeklinde tasarlandı” dedi.

VECİHİ TİMUROĞLU KİMDİR? 

Ailesi, Tunceli’nin Ovacık ilçesinden, Munzuroğulları aşiretindendir. Babası, 1922′de Tunceli’den ayrıldı. İlkokulu Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde okudu. Ortaokula Ankara Gazi Lisesi’nde başladı ve liseyi Erzurum Lisesi’nde bitirdi. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Edebiyat Bölümü’nü 1950’de bitirdi. Ankara’da lise öğretmenliği ve müdürlüğü yaptı. Malatya Özel Fırat Kolejinde okul müdürlüğü ve edebiyat öğretmenliği (1965-1971) yaptı. Bakan Danışmanı oldu. Ankara Atatürk Lisesi müdürü görevindeyken emekliye ayrıldı.

İlk şiirini 1942’de Varlık dergisinde, ilk denemesini ise 1948’de Yücel dergi­sinde yayınlandı. 1973 yılında Evrim dergisini yayınladı. 1977’de Cemal Süreya, Ragıp Gelencik ve Ahmet Say ile aylık Türkiye Yazıları dergisini çıkarttı. Türkiye Yazıları, Adam Sanat, Dost, Sanat Rehberi, Türkçe, Yarın, Yeditepe, Yücel, Varlık, Damar gibi dergilerde şiir, deneme, inceleme, söyleşi gibi çeşitli türlerde yazılar yayımladı. Şiir ve şiirin sorunları üzerine teorik çalışmalarından dolayı Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü sahibi olan Vecihi Timuroğlu, yazdığı İnsan Hakları Sözlüğü ile yabancı terimler için Türkçe karşılıklar üretmek, açıklamalar yapmak, ulusal kültürde özümlenmesini sağlamak ve böylece uluslararası insan hakları kültürünün içinde yer almayı öngörmeyi amaçlamıştır. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

* Araştırmacı Mesut Özcan
* 1980’li Yıllara Ait Bildirgelerin Detay Görüntüsü
* 1915-1916 Rus Savaşına Ait Belgelerin Detay Görüntüleri
* Kurtuluş Savaşına Ait Belgelerin Detay Görüntüleri
* Yazar, Şair, Ressamlara Ait Eserler