Liyakatsiz Ekiplerinizle Beceriksizliklerinizi Örtemezsiniz.

İklim değişikliğinin yıllardır devam eden çevre tahribatının etkilerini görmeye devam ediyoruz.  Bu yazın başlarında, daha çok “deniz sümük” olarak bilinen kalın deniz müsilaj tabakaları, artan sıcaklıklar, inşaat çılgınlığı ve endüstriyel fabrikaların atıklarını derelere ve denize vermeleri sonucu Marmara Denizine Müsilaj yayıldı. İç Anadolu’daki Tuz gölünde binlerce yavru flamingolar öldü.

Her yıl ülkemizin kıyılarını kaplayan ormanlar iç kesimlere doğru çekiliyor ve yerlerini tatil evlerine ve otellere bırakmaktadır.

Yangın ormanlarımızı sarıp, yayıldıkça yayıldı ve büyüdü, rüzgarın yardımıyla kıyıya doğru ulaştı. Bazı yerlerde, çaresiz kalan yöre halkı evlerine yaklaşan alevleri önlemek için plastik kovaları suyla doldurmak için denize koştular.

Gökyüzü griye döndü, sonra turuncuya döndü. Bir zamanlar çam ormanları ve zeytin ağaçlarıyla kaplı olan bölge, yangınlarla küle döndü.

Rekor sıcaklıklar ve aşırı kuraklık sonrasında Temmuz ayı sonun da güney ve batı kıyılarımızda çıkan yangınlarda en az sekiz kişi hayatını kaybetti. Sahil beldelerine gelen yerli ve yabancı turistler tahliye edildi.

Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi’ne göre, Türkiye’de bu yıl 2008-2020 yılları arasındaki ortalamanın dört katı olan yaklaşık 160 bin hektar orman yandı. Orman yangınları bu yaz bölgenin başka yerlerinde de meydana geldi.

Hükümet , Ağustos ayı başında yangınların çoğunun kontrol altına alındığını duyurmuştu. Ancak 5 Ağustos’ta bölgenin bazı bölgeleri alev almaya devam etti. Ege kıyılarına yakın Milas’ta alevler  termik santrale sıçradı. Yetkililer, tesisteki patlayıcı maddeleri çıkardıklarını ve hidrojen tanklarını boşalttıklarını söylediler.

Ülkemizin dört bir yanından halkımız yardım etmek için bölgeye akın etti. Bölge belediye başkanları yardım isterken, Felakete hazırlıksız yakalanan Hükümet, Hangarda bekleyen Su söndürme uçaklarının arızalı olduğunu ve kullanılamaz durumda olduğunu kabul ettiler ve gecikmeli olarak helikopterlere başvurdular. Uçaklardan sorumlu daire başkanı krizin olduğunda bir düğüne gittiğini itiraf etti. Rusya, Azerbaycan ve Avrupa Birliğinden gelen yardım teklifleri kabul edildi. Gönüllüler ve itfaiyeciler ve  protestoculara karşı kullanılan tazyikli suyla monte edilmiş polis Tomaları geçte olsa bazı bölgelere gönderilmesine rağmen yangın bazı bölgelerde kontrol altına alınamadı.

31 Temmuz’da yangın nedeniyle  Marmaris’e gelen Cumhurbaşkanı otobüsünden yerel sakinlere çay paketleri attı. Bölgede yaşayan halk, kaderlerine terk edildiğini ve zamanında müdahale edilmediği tepkilerini dile getirmeye başlayınca, İktidar’ın medya izleme ekipleri, tepkileri bastırmak için bazı televizyon kanallarını yangınlar hakkında “korku ve endişe” yaymakla suçladı ve  en ağır yaptırımlarla tehditlerle sindirilmek istedi ve akabinde dün gece Marmaris’te Halk TV yayın ekibi yayın anında bir grubun saldırısına uğradı.

İklim değişikliği ve kundaklama sonucu yaz aylarında son birkaç yıldır karşılaşmamıza rağmen liyakatsiz ekiplerinizle beceriksizliklerinizi örtemezsiniz.

Metin Gözaydın

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.