Ana Sayfa Gündem 5 Ağustos 2021

CHP, ERDOĞAN’A MUĞLA’DAN YANIT VERDİ: “TÜRKİYE’DE SARAY İKTİDARI TERÖRÜ VAR, MUHALEFET DEĞİL. ADALETSİZLİK TERÖRÜ VAR”

CHP üst yönetimi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün akşam yaptığı açıklamalara; orman yangınlarının devam ettiği Muğla’dan yanıt verdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, Erdoğan’ın “muhalefetin yalan terörü estirdiği” yönündeki sözlerine “Türkiye’de saray iktidarı terörü var, muhalefet terörü değil. Keyfilik, hukuksuzluk, adaletsizlik terörü var” karşılığını verdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç ise Erdoğan’ın “ineği yandıysa inek, koyunu yandıysa koyun verin” açıklamasına; “Ormanları kasap reyonu olarak mı görüyorsunuz? Vereceksin tabi, millete sadaka verir gibi konuşmayacaksın” tepkisini gösterdi. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay; Erdoğan’ın, kendisinin “helikopter gördüysek namerdim” açıklamasına “öylesin zaten” karşılığını vermesini “Oradan uçak geçtiyse ben, geçmediyse sen namert ol” sözleri ile değerlendirdi.

CHP Doğa Hakları ve Çevreden Sorumlu Genel Başkan Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç, CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, CHP Enerji ve Alt Yapı Projelerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın ve CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ile CHP Muğla milletvekilleri Mürsel Alban, Burak Erbay, Suat Özcan; CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP İl Başkanı Adem Zeybekoğlu ve partililerin katılımıyla, CHP Muğla İl Başkanlığı binasında basın toplantısı yaparak gelişmelere ilişkin bilgi verdiler. 

CHP’li Öztunç; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün akşam katıldığı televizyon programında orman yangınlarında yaşamını yitiren canlılara ilişkin, “Yangın olur da ormanda canlılar yanmaz mı? Biz bütün tedbirlerimizi aldık. Bütün bu canlıların sahiplerine bu canlılar kadar hemen ödemelerini yapacağız. Büyükbaşsa büyükbaş, koyunsa koyun, hepsinin ödemelerini yapacağız” açıklamalarına tepki gösterdi. 

“ORMANLARI KASAP REYONU OLARAK MI GÖRÜYORSUNUZ?”

Erdoğan’ın açıklamaları için “talihsiz” diyen Öztunç; “Eyvallah. Sincap, kaplumbağa yanmadı mı? Ormanda başka canlı yok mu? Sayın Erdoğan, ormanları kasap reyonu olarak mı görüyorsunuz siz?” dedi. 

“TÜRKİYE’DE SARAY İKTİDAR TERÖRÜ VAR, MUHALEFET TERÖRÜ DEĞİL”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek ise Erdoğan’ın “Bu ülkede muhalefet ayrı türlü bir sizinle mücadelenin içerisinde. Burada niye uçak yok, helikopter yok’ gibi bir yalan terörü estiriyorlar” sözlerine, yanıtını verdi:

“Türkiye’yi muhalefet yönetmiyor. Çok çalışıyor. Gece gündüz çalışıyor, eksiklikleri de olabilir ama Türkiye’yi muhalefet yönetmiyor. Türkiye’yi yöneten Erdoğan, tek adam, muhalefet teröründen bahsedebiliyor. Bugün maalesef Türkiye’de saray iktidarı terörü var. Muhalefet terörü değil. Bugün ülkemizde keyfilik, hukuksuzluk, adaletsizlik terörü var. Genel Başkanımızın da vurguladığı gibi, ‘Türkiye yönetilmiyor, savruluyor.”

“YA TERMİK SANTRALLER YERİNE NÜKLEER SANTRAL OLSAYDI…”

Milas’ta termik santralin tel örgülerine gelince kontrol altına alınabilen yangına ilişkin CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, “Bu kadar beceriksiz, öngörüsüz, acizlik içinde olan iktidar ya bu termik santraller yerine nükleer santral olsaydı… Ya da doğalgaz santrali olsaydı ne yapacaktık? Bu öngörüsüzlüğün bedelini canımızla, malımızla, milletimizin bu güzellikleriyle ödetmeye kimsenin hakkı yok” diye konuştu. 

“ORADAN UÇAK GEÇTİYSE BEN, GEÇMEDİYSE SEN NAMERT OL, UÇUŞ KAYITLARINA BAK”

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, “Helikopter görmedik, gördüysek namerdim” açıklamasından sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Hiç şüphen olmasın. Öylesin zaten” sözlerine şu karşılığı verdi:

“Biz ayın 2’sinde Bodrum’da Mumcular bölgesinde; Bayır, Mazı, Beyciler bölgelerinde incelemelerde bulunduk. Saat 12.00’de gittik, saat 18.00’de bölgeden ayrıldık. Erdoğan, sana tekrar ediyorum. Vallahi de billahi de o bölgede bir tek helikopterini, bir tek uçağını görmedik. Görmedim, gördüysem namerdim. Oradan uçak geçtiyse ben, geçmediyse sen namert ol. Aç uçuş kayıtlarına bak. Muhalefet yalan söylüyor diyerek kendi kusurunu kapatamazsın.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç’un konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle: 

“SON AĞACA KADAR YANDI DA BİTTİ YANGIN: Dokuz gündür Türkiye yanıyor. Muğla, Antalya yanıyor ama dokuz gündür yangını söndüremeyen beceriksiz bir iktidar ile karşı karşıyayız. Sel olur, deprem olur bir türlü krizi yönetemezler. Yangın olur, söndüremezler. Bazı yerlerde tamamlandı yangın, yanlış anlamayın, ağaçlar kurtulmadı. Son ağaca kadar yandı öyle bu yangın bitti. Yangının bittiği yerlerde son ağaca kadar ormanlar yandı, öyle yangın sona erdi.

BİRAZCIK ONURU VARSA HEMEN İSTİFA EDER: Türkiye tarihinin en başarısız, en kötü iktidarı ve Orman Bakanı var, Pakdemirli. 13 Temmuz’da bir açıklaması oldu. Dedi ki, ‘Ormanda çakmak yaksalar haberimiz olur.’ Vay halimize. Allah’tan haberimiz oluyormuş, ya haberimiz olmasaydı. Vay halimize. Böyle bir bakan düşman başına. Hababam Sınıfı’nda ‘külyutmaz’ vardı ya öğretmen. Ona benziyor, ‘Kimse benim dersimde kopya çekemez’ diyordu da bütün sınıf kopya çekiyordu ya, bu bakan da ona benziyor. Gerçekten bu kadar başarısız, yeteneksiz bir bakan olmaz. Birazcık onuru varsa hemen istifa eder.

TOZ PEMBE HAYALLERİN TELEVİZYON KANALINA ÇIKTI: AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, toz pembe hayallerin televizyon kanalına çıktı. Sanki Türkiye’de her şey normal, günlük, gülistanlıkmış gibi açıklamalar yaptı. Marmaris’e gelip milletin kafasına çay atan Recep Tayyip Erdoğan, dün akşam televizyonda yandaş gazetecilerle adete çay partisindeymiş gibi sohbet etti, konuştu.

BAŞKASININ MALINI DEVLETİN ZANNEDİYOR: Bizim buradaki açıklamalarımızı da değerlendirmiş. Ben, Grup Başkanvekillerimiz Engin Altay, Engin Özkoç, başından beri sahadayız. Yangın söndürme uçağımızın olmadığını söyledik, ilk gün yaptığımız açıklamada. Nitekim yok, 3 tane kiralık uçak vardı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ait uçak yoktu. Uçaklarda hangarlarda çürümeye bırakılmıştı. Cumhurbaşkanı çıkmış, 50 tane helikopter, 20 tane uçak var diyor. Beyefendi, bunlar yeni, yangın büyüdükten sonra kiraladınız. Başkasının malını devletin uçağı helikopteri zannediyorsunuz. Böyle bir şey yok.

BAŞINDAN BERİ BURADAYIZ: Erdoğan, ‘Yalan söylüyorlar’ demiş. Ben başından beri buradayım, gelip Marmaris’e sizin gibi milletin kafasına çay atıp gitmedik, yangının içindeydik. Belediye başkanlarımızla, itfaiye erleriyle, Orman Genel Müdürlüğü’nün personeliyle… Biz başından beri buradayız, yalan söylemedik ama siz dün akşam televizyona çıkıp milletin gözünün içine baka baka doğruları söylediniz Tayyip Erdoğan. Doğruları söylemeyen bir Cumhurbaşkanı samimiyetini, inandırıcılığını yitirmiştir.

İKİ UÇAĞA 4.5 MİLYON DOLARI ÇOK GÖRDÜ, SOMALİ’YE 30 MİLYON DOLAR GÖNDERDİ: İki uçağın tamiri için 4.5 milyon doları çok gören Recep Tayyip Erdoğan, bugün sabah itibariyle Somali’ye 30 milyon dolar gönderdi. Paramız yok, uçak alamıyoruz, ormanlarımız cayır cayır yanıyor, yurttaşlarımızın evleri cayır cayır yanıyor ama Erdoğan, Somali’ye 30 milyon dolar gönderiyor. Yazıklar olsun. ‘Evde olmayan camiye haramdır’ der atalarımız. Yazıklar olsun. Bizim uçağımız yok ama sen Somali’ye 30 milyon dolar gönderiyorsun.

KASAP REYONU OLARAK MI GÖRÜYORSUNUZ?: Ormanda yanan canlılardan bahsediyor Cumhurbaşkanı. İneklerden, koyunlardan… Eyvallah. Sincap, kaplumbağa yanmadı mı? Ormanda başka canlı yok mu? Sayın Erdoğan, ormanları kasap reyonu olarak mı görüyorsunuz siz? Çok talihsiz bir açıklama. Diyor ki, ‘Ne ise verin talimatı verdim.’ İneği yandıysa inek, koyunu yandıysa koyun verin… Lütfetti. Devletin görevi bu. Vereceksin tabi, millete sadaka verir gibi konuşmayacaksın. Devletin asli görevi budur. Devlet, bugünler için vatandaştan vergi toplar.

CHP’Lİ BELEDİYELERE TEŞEKKÜR EDECEĞİNE…: Beceriksizliğini, iş bilmezliğini, öngörüsüzlüğünü belediyelere atıyor. ‘Belediyelerin sahası’ diyor. Sayın Erdoğan, yangınlar ormanlar çıktı. Belediyelerin sahasında değil. Bak Anayasa 169 ne diyor, ‘Devlet ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar, tedbirleri alır. Bütün ormanların gözetimi devlete aittir. Devlet ormanları kanuna göre devletçe yönetilir ve işletilir.’ Senin sorumluluğunda bu ormanlar. Eğer belediyeler olmasaydı şehir merkezleri yanardı. CHP’li belediyelere teşekkür edeceğine, belediyeleri suçluyor. Kendi günahını başlarının üstüne atmaya çalışıyor. 

CHP, CHP’Lİ BELEDİYELER THK’YI YENİDEN AYAĞA KALDIRACAKTIR: Türk Hava Kurumu’ndan bahsetmişken, 2019’dan beri uçakları piyasada yok, kullandırılmıyor. 2018 yılında THK’nın uçakları çalışırken Türkiye’de 5.3 bin hektar orman yanmış. THK’nın uçaklarını hangara göndermiş Tayyip Erdoğan ve ekibi, 2019, 11 bin hektar, 2020 20 bin hektar yanmış. THK’nın uçakları varken ormanlar yanmıyordu. Daha çok yanmadan müdahale ediyordu. Dün Genel Başkanımız THK’yı ziyaret etti. Biz THK’yı canlandırmaya, ayağa kaldırmaya hazırız. Türkiye’yi yangın söndürme uçaklarıyla buluşturmaya hazırız. Yeter ki iktidar, AKP engel olmasın. CHP, CHP’li belediyeler THK’yı yeniden ayağa kaldıracaktır.

SİYASİ ÖMÜRLERİ YETMEYECEK: Son söz, yanan yerlere sakın beton yapmaya kalkmayın. Otel yapmaya kalkmayın, sabıkanız var. Geçmişten sabıkalısınız. Bodrum Pina’da çivi çakılmayacak dediniz, asla beton gelmeyecek dediniz, devasa otel var. Zaten AKP iktidardan gidiyor. Siyasi ömürleri de oraları imara açmaya yetmeyecek.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek’in konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“ÖNEMLİ OLAN PLANLI MÜDAHALE: Çok acı günler yaşıyoruz fakat dayanışma ile bugünleri aşacağız. Çok haklı bir soruyla başlamak istiyoruz. Muğla’da, Antalya’da yangın bölgelerinde yaşayan tüm yurttaşlar bu soruyu soruyor. Ülkemizin neden kendine ait yangın söndürme uçaklar yok? 20 yıldır tek başına ülkeyi yöneten, milletin istediği her yetkiyi verdiği bir iktidar var ama Türkiye’nin bugün çalışır, faal yangın söndürme uçağı yok. Neden? Bütün vatandaşlar, herkes şunu söylüyor, eğer Türkiye’nin kendine ait yangın söndürme uçakları olsaydı bu yangınlar büyümeden kontrol altına alınabilirdi. Yangın dünyanın her yerinde çıkıyor ama önemli olan planlı bir şekilde müdahale edebilmek.

THK, NİÇİN TASFİYE EDİLDİ: Bir soru daha. Türk Hava Kurumu niçin tasfiye edildi? Niçin işlevsizleştirildi? Niçin kayyum atandı? Neden güçlendirilmedi, modernleştirilmedi? Bugün Beştepe’de külliyede çok sayıda uçak var. Bugün milletin bakanları her yere özel uçakla gidiyorlar. Ama ülkemizin kendine ait yangın söndürme uçağı yok. Çünkü bugün Türkiye’yi yönetenler büyük bir israf ve aymazlık içindeler. Acıdır ki vicdanlarını da kaybetmişler. Sürekli başkalarını suçluyorlar. Bugün tüm yetkileri bir merkezde toplayan bir saray iktidarıyla karşı karşıyayız. Ama o ne yapıyor? Tüm yetkiler merkezde, saray ama o yerel yönetimlerini suçluyor.

TÜRKİYE’Yİ MUHALEFET YÖNETMİYOR: Türkiye’yi muhalefet yönetmiyor. Çok çalışıyor. Gece gündüz çalışıyor, eksiklikleri de olabilir ama Türkiye’yi muhalefet yönetmiyor. Türkiye’yi yöneten Erdoğan, tek adam, muhalefet teröründen bahsedebiliyor. Bugün maalesef Türkiye’de saray iktidarı terörü var. Muhalefet terörü değil. Bugün ülkemizde keyfilik, hukuksuzluk, adaletsizlik terörü var. Genel Başkanımızın da vurguladığı gibi, ‘Türkiye yönetilmiyor, savruluyor.’

TEŞEKKÜRLERİMİZİ SUNUYORUZ: Bütün sorunlarımızı hep birlikte aşacağız. Bugün Muğla’da tüm yangın bölgelerinde büyük bir özveriyle çalışan, canları pahasına kamu görevlisi olsun, gönüllü olsun, herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Yaşamını kaybedenlere bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyoruz. Hepimizin başı sağ olsun.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle: 

“DÖRT GÜNDÜR UYARILARDA BULUNUYORDUK: Güzel ülkemizin gözbebeği Muğla’mıza ve bu cennet bölgede yaşayan milletimize ve herkese geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Dün itibariyle başlayan, termik santral bölgesiyle ilgili dört gündür uyarılarda bulunuyorduk. Hem bizler hem belediye başkanımız bunu uyardı. Eğer uyarılar dikkate alınsaydı dört gün ve 15 kilometre yol kazanacaktık. Yani bu kadar yakınında, 15 kilometre ilerisinde yaklaşık bir termik santral daha var.

BECERİKSİZ BİR İKTİDAR VAR: Tehlike üstüne tehlikeyle karşı karşıyayız. Ama karşımızda dinlemeyen, basiretsiz kalan beceriksiz bir iktidar var. Bunun bedelini de maalesef millet olarak biz ödüyoruz. Malımızla, canımızla, doğamızla hep birlikte ödüyoruz.

KADERİNE TERK EDİLMİŞ DURUMDA: İki bakan santral bölgesine gitti. Orada yetkililer yoktu, vali Muğla’daydı, kaymakam oradaydı. Ama iki bakan tek başınaydı. Yerel yönetimler yoktu, neden? Neyi kaçırıyorlar, neyi konuşuyorlar, neyi duymasını istiyorlar? Yangın bölgesindeki termik santralle ilgili, orada hızlı bir şekilde iki gün öncesiyle kömür yakma oldu. Bu doğru, doğal bir şey. Ancak bu öngörünün iktidarda da olması gerekirdi. Yok. Kendi başına, kaderine terk edilmiş durumda.

LİNYİT DEPOLARI VAR: Yangın sırasında ben de oradaydım. Oradaki acizliği ve basiretsizliği, beceriksizliği görmek inanın derinden bizi yaraladı. Çok büyük bir faciadan son anda döndük. 3, 4 kilometre santrale uzaklıkta linyit depoları var. Eğer bunlar yanmış olsaydı bu bölge tamamen zehirlenme tehlikesiyle karşı karşıya olacaktı.

TERMİK DEĞİL DE NÜKLEER OLSAYDI: Bu kadar beceriksiz, öngörüsüz, acizlik içinde olan iktidar ya bu termik santraller yerine nükleer santral olsaydı… Ya da doğalgaz santrali olsaydı ne yapacaktık? Bu öngörüsüzlüğün bedelini canımızla, malımızla, milletimizin bu güzellikleriyle ödetmeye kimsenin hakkı yok.”

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle: 

“BELEDİYE BAŞKANLARI ORMANCI GİBİ ÇALIŞTI: Ben Muğla’da kaldığım 8 gün boyunca hiçbir kaymakamla, Muğla Valisi ile temas edemedim. Aynı sahadaydık, Milas Kaymakamı benim yanıma gelemedi. Belediyelerimizin, diğer belediyelerden gelen desteğin, OGM personelinin çalışmalarına gölge etmeselerdi belki daha az hasarla bunu atlatmak mümkündü. Bir felaket yaşadık, çok büyük hasar var. Parti ayrımı yapmıyorum, bütün belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Ama benim gördüğüm, CHP’li belediye başkanları 6 gündür belediye başkanı gibi değil ormancı gibi itfaiye eri gibi çalıştılar.

ORTADA GÖREVİ İHMAL VAR: Bu faciayı çok daha hasarla atlatabilmiş olmayı arzu ederdik. Bunu sağlamayan Sayın Erdoğan’dır. Peşinen söylememiz lazım. Ortada bir görevi ihmal var. Sorumlusu hükümettir. Beceriksizliklerini, ayıplarını kusurlarını muhalefete hakaret ederek örtmeye çalışmaları da onların ayıbı olsun. Ben 58 yaşındayım. Ben devletimi hiç bu kadar aciz görmedim. Ben devleti bu kadar şaşkın, ne yapacağını bilmez halde hiç görmedim. Buna üzülüyoruz. Ormanlar, içindeki börtü böcek. Dünyayı insanlar tek başımıza kullanmıyoruz. Hayvanlarla bitkilerle beraber kullanıyoruz. Onlar paydaşlarımız. Kentleri talan eden, bitiren AK Parti zihniyetinin şimdi ormanları talan etmek için her fırsatı değerlendiren yaklaşımını görüyoruz.

AÇ UÇUŞ KAYITLARINA BAK: Bir Cumhurbaşkanı yalan söylememeli, hakaret etmemeli, edemez. İlla edeceğim diyorsa da misliyle karşılığını alır ama biz onun düştüğü çukura düşmeden bunu yaparız. Biz ayın 2’sinde Bodrum’da Mumcular bölgesinde; Bayır, Mazı, Beyciler bölgelerinde incelemelerde bulunduk. Saat 12.00’de gittik, saat 18.00’de bölgeden ayrıldık. Erdoğan, sana tekrar ediyorum. Vallahi de billahi de o bölgede bir tek helikopterini, bir tek uçağını görmedik. Görmedim, gördüysem namerdim. Oradan uçak geçtiyse ben, geçmediyse sen namert ol. Aç uçuş kayıtlarına bak. Muhalefet yalan söylüyor diyerek kendi kusurunu kapatamazsın.

SORUMLULUĞU ERDOĞAN’DA: Devleti içine düşürdüğün bu acz için millete hesabını sandıkta vereceksin. Beyefendi Somali’ye 30 milyon dolar hibeyi bir fermanla dünyaya caka satmak için yapıyor ama THK uçaklarının 36 milyon TL’ye, dolar değil, onarılabilecekken bunu vermekten imtina ediyor. Erdoğan’ın Cumhuriyetin temel değerleri ile, kurucu lideri ile, temel eserleri ile kazanımları ile sorunu vardır. THK alelade bir kurum değildir. Türkiye daha 14 numara lamba camını yeni üretirken kurulmuş bir kurumdur. Cumhuriyet’ten bir yıl sonra Mustafa Kemal Paşa’nın emri ile kuruldu. Erdoğan’ın Mustafa Kemal’le özdeşleşmiş bu kurumu ortadan kaldırmak için yapamayacağı hiçbir şey yoktu ve yaptı. Bu kurum 3 yıl önceki halinde olsaydı Muğla, Manavgat bölgesinde şu an kaybettiğimiz ormanın sadece yüzde 10’unu kaybedecektik. Bunun sorumluluğu Recep Tayyip Erdoğan’dadır.

YENİ BİR EKOLOJİK TABLO VAR: Bunların dünyadan da haberi yok. Küresel iklim değişikliği diye bir olgu var. Dünya 30 yıldır buna kafa yoruyor. İklim değişti, Muğla’da Türkiye’de değişmedi, dünyada değişti. Önümüzde yeni bir ekolojik tablo var. Bunlar 50 yıl önceki ortama göre mücadele etmek peşinde. CHP’nin 2011’de Küresel İklim Değişikliği Raporu vardır. Erdoğan sen bu işlerden anlamazsın ama adamlarına söyle CHP’nin Genel Merkezi’nden o raporu alsınlar. Devleti biz yönetiyor olsaydık bu çerçevede ormanları koruma, geliştirme, mücadele noktasında yeni konsepte, yeni iklime göre tedbirlerimizi alacaktık.

İL BAŞKANI KILIÇDAROĞLU DAHİL HEPİMİZİN TELEFONUNU VERMEYE YETKİLİ: Sadece THK’yı değil Türkiye’yi ayağa kaldıracağız. Bu bize nasip olacak. Yaralar sarılır. Afet bölgesinde müthiş bir seferberlik gördüm. Traktör, tanker, bidonlarla… Büyük kayıplar var. Tarım Komisyonu üyelerimiz buradalar. Arkadaşlarımız bölgeye gidecek. Zeytinliklerin yanması sonucu adam diyor ki ben şimdi ne yiyeceğim? Adamın tek geliri senede 500 kilo zeytinyağı sıkmak. Bu vatandaşlarımıza sesleniyorum. CHP ve büyükşehir belediyeleri başta bütün belediyeleri, bütün imkanları yangından etkilenen vatandaşlarımızın emrinde ve hizmetindedir. Kimse gelecek kaygısı duymasın. Sayın İl Başkanım, sizden kim talep ederse Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu dahil hepimizin telefonunu vermeye yetkilisiniz. Kim isterse, hangi vatandaşımız isterse bunu yapınız.

DÜŞMAN GİBİ BAKIYORSA DEVLETİN ÇİVİSİ ÇIKMIŞTIR: Keşke polemik yapmasaydık, keşke bu noktaya çekilmeseydik. CHP Grup Başkanvekili bir afet bölgesine gidiyor, aynı 500 metrekare içinde kaymakam ona düşman gibi bakıyorsa bu devletin çivisi çıkmıştır. Onun için diyorum ki biz bu devleti de milleti de ayağa kaldıracağız.”