Ana Sayfa YAZARLAR 30.07.2021

Dünya Covid’e karşı bir savaş veriyor ve harcamalar sürekli artıyor…

Dünya Covid-19’un ne kadar değişken bir düşman olduğunu kanıtladı. İlk olarak 2019’un sonunda Çin’de tespit edilen virüs düzenli olarak mutasyona uğradı. Aşıların gelişmesi gerekiyor çünkü virüs hayatta kalmak için sürekli değişiyor.

Salgından küresel ekonomiye yönelik şok etkisi yarattı, ancak işler şimdi özellikle gelişmiş ülkeler için ivme yukarı tırmanıyor. Bazıları iyileşme hızına şaşırıyor, virüsün yeni varyantının yanı sıra küresel sermayenin bir nevi yeni bir varyantı da oldu.

Değişim Covid-19’dan önce  daha farklıydı. Geçmişe baktığımızda, piyasaları dengelemek için kemer sıktığımız 2008-2009 mali krizinin ardından gerçekleşti.

Sonuç olarak zayıf büyüme, düşük yatırım, durgunlaşan yaşam standartları ve seçmenlerden gelen tepkiler vardı. Merkez bankası faiz oranlarını dip seviyelerinden yükseltmeyi imkansızlaştıran bir mali politikadan,  düşük gelirli birçok insan geçinmek için borca girdi ve daha yüksek borçlanma maliyetleri sürekli bütçe açığını artırdı.

Yelpazenin diğer ucunda, kurumlar ve kişisel vergiler azalınca,  zenginler daha da zenginleşti. Büyük firmalar, yeni girişimlerin tehdit oluşturmasını önlemek için pazar güçlerini kullandılar. Seçmenler, sistemin sadece en üsttekiler için işe yaradığı izlenimini edinmeye başladılar: ve haklılarda. Popülist ekonomik politikalara tepkiler öncelikle hükümeti hedef almaya devam ediyor, ancak asıl sorun sermayenin kendini yemeye başlamasıydı.

Hükümet  iki yıl önce orta ve küçük ölçekli firmalara müdahale etti: izinli işçilerin maaşlarını ödemek; hibe ve kredilerle işletmeleri ayakta tutmak; ev sahiplerinin kiracıları tahliye etmesini önlemek; ve genellikle süreci finansal dinamikleri ayakta tutmak için bir dizi tedbirler alsa da. Dünya Covid’e karşı bir savaş veriyor, süreç uzadıkça  iktidarın da vatandaşın gücü kırmaya devam ediyor.

Hükümetin daha fazla harcaması ve borç almasıyla ilgili değil, ancak bu hikayenin bir parçası. Vergi ve harcama kararlarını kapsayan mali politika,  Merkez bankasını baş oyuncu haline getirdi. Döviz kurunu süspanse etmek için ve  değişen maliye bakanlıklarının harcadığı büyük meblağları karşılamak için para basmak zorunda kalınması enflasyonu artırdı. Daha önce fiyat artışı tehdidine karşı sert davranan  Merkez Bankası, faiz oranlarını yükseltmeden önce daha fazla enflasyona tolerans göstereceğini gösterdi.

Hükümet bir dizi projelere kaynak ayırmak zorunda olsa da, Ha bire değişen Covid  varyantları sürecinde piyasayı canlı tutmak zorundadır.

Sanayi ve bölge politikalarının  tekrardan fırına verilmesi an meselesidir. Amaç, devletin gücünden özel sektörün dinamizm den  yararlanarak piyasaları kurtarmaktır.

Mustafa GÖZAYDIN

yurdunsesitr@gmail.com

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

İlginizi çekebilir

Engin AKMAN

Engin AKMAN